|
||
| Genel Sağlık Bilgileri bölümü | ||
|
| Alkol Bağımlılığı |
Son
yıllarda hızlı bir artış görülen alkol tüketimi giderek bir sosyal
sorun olma özelliği kazanmaktadır. Alkol, insanlarda fiziksel ve
psikolojik bağımlılık yapar. Bu nedenle bir defa denemek için de
olsa kesinlikle alkollü içkiler kullanılmamalıdır.
Alkolün birçok maddeyi içeren genel bir ifade olduğunu daha önce
belirtmiştik. Oldukça fazla çeşitlilik gösteren alkollü içeceklerin
dünyada yaklaşık 800 çeşidi bulunmaktadır. Alkol sadece içki olarak
kullanılmaz. Alkol, tıpta dezenfeksiyon amacıyla ve donmayı önleyici
özelliğinden dolayı araçlarda kullanılan antifirizin yapımında da
kullanılır. Tıpta ve sanayide kullanılan alkoller zehirli olduğundan
içilmez. İnsanların içki olarak kullandığı alkol, etil alkoldür.
Etil alkol buğday, arpa, üzümdeki karbonhidratlara mayaların
etkisiyle elde edilir. Odun ve şeker pancarından ise metil alkol,
veya ispirto elde edilir. Oldukça tehlikeli olmasına rağmen metil
alkol veya ispirtoyu da içenler vardır. Ancak bu içkilerin içilmesi
sonucu çok kısa zamanda körlük meydana gelir. İspirto veya metil
alkol, ucuz olması nedeniyle kaçak içki yapanlar tarafından tercih
edilmektedir. Alkollü içkilerde kullanılan etil alkol de körlük
yapar. Ancak ispirto ve metil alkole göre görme sinirlerine olan
etkisi daha uzun sürede ortaya çıkar.
Alkol, alındıktan hemen sonra hiçbir sindirime uğramadan mideden emilerek kana geçer. Kana geçen alkol öncelikle beyin, karaciğer ve kaslar olmak üzere vücuttaki bütün organlara ulaşır. Bu doku ve organlara gelen alkolün buralarda işlenmesi sonucu çok fazla miktarda ısı oluşur. Oluşan bu ısı biyolojik olaylarda kullanılmaz. Diğer bir ifadeyle alkolün vücutta işlenmesiyle oluşan ısı yararlı ısı değildir. Yine alkol kılcal kan damarlarının genişlemesine neden olarak kanın buralara hücum etmesine yol açar. Böylece alkolün işlenmesiyle oluşan yararsız ısı dışarıya verilir. Bu sırada vücut fazla ısıyla birlikte kendi ısısını da kaybeder. Dolayısıyla soğukta alkol alınarak ısınılmaya çalışması oldukça yanlış bir davranıştır. Soğukta sıcak hissi kazanmak için alınan alkol aldatıcı olup donmayı hızlandırır.Vücutta işlenmeyerek sadece oksitlenip ısıya çevrilen alkolün bir kısmı akciğerlerden buharlaşarak dışarı verilir. Dolayısıyla alkol kullananların nefeslerinden alkol kokusu gelir. Yine alkolün bir kısmı ise ter bezlerinden terle, böbreklerden de idrarla birlikte dışarı atılır. Alkol, vücuttaki vitamin kaynaklarının tükenmesine neden olduğundan vücudun diğer fonksiyonları için gerekli olan vitamin kalmaz. Sinirlerin iltihaplanmasına neden olduğundan reflekslerde azalma görülür. Görme ve işitme gibi duyuların alınmasında azalma görülür.Alkolden etkilenen organlardan birisi de beyinciktir. Beyincik vücudun dengesinde görevli olduğundan alkol alanlarda bu görevini yeterince yapamaz. Dolayısıyla alkollü kişiler yalpalayarak dengesiz şekilde yürürler. Alkolün en önemli etkilerinden birisi ise kişiyi ruhsal ve fiziksel olarak çöküntüye sürüklemesidir. Alkol, kişileri kendisine bağımlı hale getirir. Bu kişiler kendisini yorgun karamsar ve yalnız hisseder. Alkole bağımlı olan kişi ailesini ihmal eder. Ekonomik yönden çöküntüye sürüklenir. Alkollü kişilerin refleksleri azaldığından tehlike anında kendisini koruyamadığından iş ve trafik kazalarının oluşmasına neden olur. Yukarıda açıkladığımız alkolün genel etkileri yanında ilerleyici etkilerini aşağıdaki gibi sıralayabiliriz. ALKOLÜN ZEKA VE KARAR VERME GÜCÜ ÜZERİNDEKİ ETKİLERİ Alkol beyni etkilediğinden karar verme yeteneği azalır. Dolayısıyla kişi kendisini kontrol edemez duruma gelir. Bu kişiler aşırı sinirli olup, olayları büyütür, sağlıklı düşünemez ve dolayısıyla suç işleme eğilimi artar.
ALKOLÜN DUYU ORGANLARI ÜZERİNDEKİ ETKİLERİ ALKOLÜN KAS KONTROLÜNE ETKİLERİ Alkol kas kontrolünün azalmasına neden olduğundan tepki süresi kısalır. Diğer bir ifadeyle alkol merkezi sinir sistemini etkileyerek tepki süresini azaltır. Bir başka ifadeyle alkol refleksleri ve karar verme süresini azaltır. Kas kontrolü bozulur. Buna bağlı olarak konuşma bozulur, dil ağırlaşır ve peltekleşir.Ellerde titreme ve seyirmeler görülür. ALKOLÜN DİĞER ETKİLERİ
Alkol,
yukarıda açıklanan etkilerinin yanında vücut işlevlerinin
yavaşlamasına da yol açar. Alkol kalp atış hızında düzensizliğe
neden olur. Kan basıncı ve metabolizma hızı ile vücut ısısını
düşürür. Alkol, kan damarlarının genişlemesine neden olur. Bunun
sonucunda ise daha fazla kan kılcal kan damarlarına yayılır. Buna
bağlı olarak kan ısısı daha da düşer. Alkol alan kişi yüzünde ve
derisinde sıcaklık hissi almasına rağmen, gerçekte daha fazla oranda
ısı kaybeder. Dolayısıyla daha önce de belirtiğimiz gibi soğuk
havalarda alkol alanların donmaları kolaylaşır.Alkolün etkilerinden
bir diğeri de solunum hızını düşürmesidir.
Alkolün, yukarıda
açıklanan olumsuz etkilerinin yanında beslenme üzerine de olumsuz
etkileri vardır. Genel olarak alkolün iştahı artırdığı sanılır.Oysa
alkol alanlar miktar olarak çok yerler, ancak yediklerinin niteliği
bozulduğundan önemli beslenme sorunlarıyla karşılaşırlar. Alkol mide
mukozasını olumsuz etkilediğinden kişinin doyma duyusu azalır. Bu
durum ise sağlığı olumsuz etkiler. Yine alkolün beyin üzerine
yaptığı olumsuz etki nedeniyle besin değeri olmayan yiyeceklere
eğilim artar. Bütün bunlar vücutta temel besinlere olan ihtiyacı
artırır. Alkolün etkilediği en önemli organlardan birisi
karaciğerdir. Karaciğer alınan alkolü işlemek ve alkolün işlenmesi
sonucu çıkan zararlı artık ürünleri vücuttan uzaklaştırmak için
bütün kaynaklarını kullanır. Karaciğer bu yoğun çalışma sonucunda
yorulur ve görev yapamaz duruma gelir. Karaciğerin bu duruma
gelmesine siroz
hastalığı
denir. Karaciğerde siroz oluşmasının başka nedenleri de vardır.Ancak
alkol karaciğerde siroz oluşmasını sekiz kat artırır. Siroz
nedeniyle karaciğer görevini yapamadığı zaman kişi hayatını
kaybeder.Alkolün beslenme üzerine olan etkilerinden bir diğeri ise
vitamin eksikliğine neden olmasıdır. Özellikle B1 (tiamin) vitamini
eksikliği nedeniyle pellegra hastalığı oluşur. Bu durum sinir
sisteminde bozukluklar, el ve ayaklarda felçler oluşur.Alkol, anne
karnındaki bebeğin gelişimine de zarar verir. Bu nedenle gebe
annelerin alkolden uzak durmaları gerekir. Alkol alan gebe annelerin
bebekleri normalden küçük doğar. Bu annelerin çocuklarında kalp
bozuklukları ile zeka gerilikleri meydana gelebilir. Alkol bağımlılığı,kişinin alkolün kendisine olan zararlarını bildiği halde alkol almadan duramaması halidir. Kişide fiziksel ve psikolojik bağımlılık oluşturan alkole başlama nedenleri oldukça fazladır. Alkol bağımlılığının sebepleri ve sonuçlarını aşağıdaki gibi özetleyebiliriz. SEBEPLERİ
Alkol bağımlılığı
kişisel ve sosyal etkenlerden kaynaklanır. Alkole alışan kişilerin
çoğu arkadaşlarından görerek alkole başlar. Bu nedenle alkole
başlamada önemli etkenlerden birisi kötü arkadaşlardır. Sağlıklı
düşünen kişiler öncelikle arkadaşlarını iyi seçmelidir.
Arkadaşlarının kötü alışkanlıklarını örnek almamalı ve kötü
alışkanlığı olan arkadaşlardan uzak durmalıdır. Alkole alışanların
yani alkoliklerin alkolü alma nedenlerinden birisi de içki içmekle
toplumda saygınlıklarının artacağını kabul etmeleridir. Örneğin ;
çeşitli toplantı ve panellerde alkollü içkiler ikram edilir. İkram
edilen içkiyi içmenin, kişiye bulunduğu toplumda daha saygınlık
kazandıracağı gibi yanlış inanışlar alışma nedenlerindendir.
Alkoliklerin alkole başlama nedenlerinden bazıları yalnızlık, üzüntü
ve neşeli durumlarda alkol kullanmalarıdır. Yukarıda açıklanan
hiçbir etken alkole başlamak için gerçek sebep değildir. Alkole
alışan kişi bir çok mazeret bularak alkol içer. Bu kişiler alkol
almadan duramazlar. |
||
![]() |
alkol bağımlılığı nedir, alkol bağımlılığı tedavisi, alkol bağımlılığı, alkol bağımlılık bağımlısı |
|
|